07/09/2009 Tarihinde Viranşehir kaymakamlığına başvurarak kızımın bitkisel hayata girmesine neden olan kamu görevlilerine soruşturulma açılmasını istedim.

Maalesef kaymakamlık izin vermedi. buradan Viranşehir kaymakamlığını katilleri koruduğu için kınıyorum.

Cumartesi, 25 Mayıs 2013 23:25

Unisef'e Yazdığım Dilekçe

UNISEF'e kızım Zelal DEMİR'in maruz kaldığı aşı ve sonrasında ortaya çıkan dramı anlattım ve onlardan destek bekledim.

maalesef destek vermek yerine Katilllerden yana oldular. ben de kendilerini demokratik , gerçekten çocukları seven bir kurum sanıyordum. UNISEF maalesef kapitalizmin emrinde, sözde bir yardım kuruluşudur

Nimet ÇUBUKÇU'ya kızım Zelal DEMİR'in SSPE Hastalığına yakalanmasından sonraki süreci anlattım. İlk başta acıma ortak oldu fakat o da güçlüden , cellattan yana tavır takındı.

Siz cellatlar ne yaparsanız yapın hukuk mücadelemi ölene kadar sürdüreceğim.

 

11/08/2008 tarihinde BM Komitesi başkanlığın yazdığım yazıda Kızımın aşı nedeniyle SSPE Hastalığına yakalandığını ve bunun devlet eliyle yapıldığını belirttim. bu, BM ilkelerine aykırıdır ve T.C Devleti suçludur dedim. Maalesef BM'de Cellatlardan yana oldu 

31/07/2002 tarihinde Türk Tabipler Birliği Merkez Konseyine yazdığım dilekçede kızımın SSPE Hastası olduğunu ve 5 yıldır bitkisel hayatta olduğunu yazdım. Kızımın hastalığının nedeni kendisine yapılan aşıdır. Sadece Viranşehir ilçesinde 40'a yakın SSPE hastası bulunmaktadır. tüm bunların nedeni bayat aşıdır. Sağlık Bakanı Osman DURMUŞ zamanında 22 trilyonluk, Recep AKDAĞ zamanındaysa 56 Trilyonluk aşı ithal edilmiştir. ülkemiz kendi aşısının üretebiliyorken bu kadar aşı satın almanın ne gereği vardır?

Yazdığım dilekçeye rağmen Türk Tabipler Birliği Merkez Konseyinden hiçbir destek gelmemiştir. İlgili konsey hiçbir sorunumuzla ilgilenmemiştir.

Ankara Hasta Hakları Kurumuna yaptığım başvuruda kızım Zelal DEMİR'in kendine  yapılan aşıdan sonra SSPA hastalığına yakalandığını ve 5 yıldır bitkisel hayatta bulunduğunu söyledim. Tüm devlet kurumlarına yaptığım başvurular sonuçsuz kalmıştır ve hakkımı arıyorum dedim. Viranşehir ilçesinde kızımın tedavisini yerine getirebilecek uzman hekim ve görevli bulunamamaktadır, bu konuda hakkımı arıyorum dedim. 

Sonuç yine aynı hiçbir gelişme olmadı. İnsan hayatını hiçe sayan sağlık bakanlığı burada bizi de hiçe saydı. Şiddetle kınıyorum

işte Yazım:

Yüksek öğretim kuruluna yazdığımız dilekçede şunu belirttik. Kızım 2002 yılında SSPE hastalığı nedeniyle Harran Araştırma ve Uygulama hastanesine yatırıldı. Burada tedaviye cevap verdi fakat iyileşmeden taburcu edildi. 15 Mayıs 2008'de tekrar zatüreden yatırıldı. Bunda da iyileşmeden taburcu edildi. Bana git hastanı Çocuk Hastanesine yatır dendi. Bu sözü Prof. dr Akın İŞCAN ve ekibi söyledi. Bu ekip  kızımın hastalığından sorumludur.

Her zaman olduğu gibi YÖK kendi celladına, kendini doktor sanan adamları haklı buldu. Gıyabında tamamını şiddetle kınıyorum

İşte Yazım

17/09/2009 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduk, Cumhuriyet Savcılığı söz konusu suç duyurusuna karşılık 2009/16920 soruşturma ve 2009/16920 no lu kararında işleme konulmama hükmünü vermiştir. 

Biz Meskende Tedavi Hakkımızın yerine getirilmediğini belirtip şikayetçi olmuştuk. kzımın katili devlet, kendi cellatlarına bırakın cezayı dava bile açmamıza izin vermedi. Bu nokta insanlığın bittiği noktadır. Kızımın infazından hepiniz sorumlusunuz. 

Meskende tedaviyi yerine getirmeyen tm yetkililere buradan sesleniyorum. Hepiniz cellatsınız. Hepinizi kınıyorum

işte Tam Metin