Elazığ, Malatya, Şanlıurfa, Viranşehir ve Siverek Ağır Ceza Mahkemelerine Verdiğim dilekçelerde kızımın cellatları hakkında suç duyurusunda bulundum. Tüm dilekçelerimde deliller öne sürmeme rağmen devlet, infaz yapan memurunu korumuştur.

 

23/12/2008 tarihinde İstanbul 13. ağır Ceza Mahkemesine yazdığım yazıda Kızımın aşısıyla başlayan süreçte kızımın SSPE Hastalığına Yakalanması ve devamında bitkisel hayata girmesi, Şanlıurfa'da bayat aşı nedeniyle ölen çocuklarn toplu bir katliamın sonuçları olduğunu bunun ergenekon davasıyla birleştirilmesini istedim.

 

25/08/2008 tarihinde Kızım Zelal DEMİR'in aşı nedeniyle SSPE Hastalığına yakalandıktan sonra ölüme terk edilmesi ve hastalığı konusunda hiçbir işlem yapmayan Dr. Akın İŞCAN ve Ekibi, Doç. Dr. Recep DEMİRBAĞ ve prof. dr Ahmet KOÇ Hakkında suç duyurusunda bulundum.

Katiller cezalarını çekmelidirler.Fakat Savcılık verdiği cevapta katilleri, cellatları korudu

Cumartesi, 25 Mayıs 2013 18:40

Sağlık Bakanlığına Yazdığım Yazılar

 

31/10/2008 günü Zelal DEMİR SSPE Hastalığından kaynaklı Viranşehir Devlet Hastanesine, oradan Şanlıurfa Çocuk Hastalıkları Hastanesine geldi. Burada görevli Emine Hanım kızımı ambulanstan hiç indirmeden, tıbbi müdahalede bulunmadan  Gaziantep Çocuk Hastanesine sevk etti. Burada kızımın durumu yolculuk için uygun değildi. kızımı OSM ortadoğu hastanesine götürdüm fakat OSM, kızımı almadı. Mecburen kötü halinde Gaziantep'e ulaştırdık. 

Özeliyle devletiyle tüm kurumlar kızımın ölümü için yarış ettiler. tümünden şikayetçi oldum. 

Fakat gelin görün ki katil bir bakanlık, kendi cellatlarına ceza verir mi sizce?

 

26/04/2010 Tarihinde BDP Eş Başkanı sayın Selahattin DEMİRTAŞ'a kızımın maruz kaldığı katliamı anlattım. Kendisi bu konuyla özel olarak ilgilendi. Benim bu sorunumu meclise taşıdı ve sorumluların cezalandırılmasını istedi. Buradan Sayın Selahattin DEMİRTAŞ'a teşekkürlerimi sunuyorum

28/04/2011 tarihinde Şanlıurfa valiliğine başvurarak kızımın SSPE hastalığına yakalanmasında sorumlu bulunan tüm sağlık bakanlığı birimleri hakkında suç duyurusunda bulundum.

Fakat valilik her zaman olduğu gibi kendi cellatlarını korudu. Buradan Şanlıurfa Valiliğini şiddetle kınıyorum. Siz katillerin amirisiniz.

08/06/2011 tarihinde Ankara cumhuriyet Savcılığına yaptığım suç duyurusunda kızımın yakalanmış olduğu SSPE hastalığından sorumlu tuttuğum Sağlık Bakanı Recep AKDAĞ, sağlık Bakanlığı Temel sağlık Hizmetleri Başkan Yardımcısı Mehmet Ali TORUNOĞLU ile Hacettepe

Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi Mehmet CEYHAN hakkında suç duyurusunda bulundum.

31/07/2002 tarihinde Türk Tabipler Birliği Merkez Konseyine yazdığım dilekçede kızımın SSPE Hastası olduğunu ve 5 yıldır bitkisel hayatta olduğunu yazdım. Kızımın hastalığının nedeni kendisine yapılan aşıdır. Sadece Viranşehir ilçesinde 40'a yakın SSPE hastası bulunmaktadır. tüm bunların nedeni bayat aşıdır. Sağlık Bakanı Osman DURMUŞ zamanında 22 trilyonluk, Recep AKDAĞ zamanındaysa 56 Trilyonluk aşı ithal edilmiştir. ülkemiz kendi aşısının üretebiliyorken bu kadar aşı satın almanın ne gereği vardır?

Yazdığım dilekçeye rağmen Türk Tabipler Birliği Merkez Konseyinden hiçbir destek gelmemiştir. İlgili konsey hiçbir sorunumuzla ilgilenmemiştir.

17/09/2009 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduk, Cumhuriyet Savcılığı söz konusu suç duyurusuna karşılık 2009/16920 soruşturma ve 2009/16920 no lu kararında işleme konulmama hükmünü vermiştir. 

Biz Meskende Tedavi Hakkımızın yerine getirilmediğini belirtip şikayetçi olmuştuk. kzımın katili devlet, kendi cellatlarına bırakın cezayı dava bile açmamıza izin vermedi. Bu nokta insanlığın bittiği noktadır. Kızımın infazından hepiniz sorumlusunuz. 

Meskende tedaviyi yerine getirmeyen tm yetkililere buradan sesleniyorum. Hepiniz cellatsınız. Hepinizi kınıyorum

işte Tam Metin

Sayfa 2 / 2