Cumartesi, 22 Haziran 2013 15:44

KATİL TEK DOZ AŞI !!

KATİL "TEK DOZ" AŞI Yıl 2000. Sağlık Bakanlığı aşı ithal edemediği için yüzbinlerce çocuğa tek doz kızamık aşısı vuruldu... O çocuklardan bazıları bu gün SSPE hastalığının pençesinde... Tıpkı altı yaşında ki güzeller güzeli İnci Atar gibi. Doktorlar, talihsiz kıza 3 ay ömür biçiyor. Annesi, babası başucunda, gözyaşı döküyor. TEK DOZLA YİTEN UMUT Kızamık aşısı tek doz yapıldığı için SSPE ye yakalanan küçük İnci'ye 3 ay ömür biçiliyor. Uzmanlar iki doz aşı yapılmasını öneriyor. Dünya Sağlık Örgütü'nün tavsiyesi ile 1987 ? 1998 yılları arasında kızamık aşısının tek doz yapılması nedeni ile yüzlerce SSPE hastalığı vakası ortaya çıkmış ve bu olay Türkiye'de skandala neden olmuştur. 2000 yılında ise yeniden çift doz uygulamasına geçilmesine rağmen Sağlık Bakanlığı'nın aşı ithal edememesi nedeni ile çocuklara yine tek doz aşı uygulanmıştı Bu uygulamanın kurbanlarından biri de altı yaşında ki İnci Atar oldu. Küçük kız ölümcül SSPE hastalığının pençesine düştü. Doktorların üç aylık ömür biçtiği İnci şimdi kaldığı hastane odasında anne ve babasının gözleri önünde adım adım ölüme yaklaşıyor. 2003 de üç yaşında iken halsizlik ve görme zorluğu çeken İnci, İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi'nde tedavi altına alındı. Üç yıl hastalığı teşhis edilemeyen İnci'nin Çapa Tıp Fakültesi'ndeki tahlillerinde teşhis kondu. Tek doz kızamık aşısı yapılması nedeni ile SSPE hastalığına yakalanan İnci'nin beyne giden damarlarında tıkanma oluştuğu açıklandı. Baba Atar, istenilen ilaçları temin etmeğe çalıştığını ama maddi gücünün tükendiğini söyledi. "İKİ DOZ AŞI ŞART" İstanbul Tıp Fakültesi Sosyal Pediatri Bilim Dalı'ndan Prof. Gülbin Gökçay, "6 ila 9. uncu aydan itibaren bebeklerin aşılarının yaptırılması gerekir. Tek doz aşının %100 korumadığı için kızamığın sık görüldüğü ülkemizde aşının en az iki doz, en fazla 3 doz yapılması gerekli. Altı yaşına kadar mutlaka ikincisi yapılmış olmalı. Aksi halde felce kadar gidebiliyor." Dedi . Türk Pediatri kurumu Genel Sekreteri Prof. Dr. Haluk Çokuğraş şu bilgileri veriyor; " 9 aylıkken yapılan aşının koruyuculuğu düşük. 15 aylıkken bir doz daha yapılırsa da koruyuculuğu hemen hemen tam olur." Ege Üniversitesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Zafer Kurugöl ise SSPE'nin kimi etkilediğinin bilinmediğini ve aşının ihmal edilmemesi gerektiğini vurguluyor. SAYISIZ ÇOCUK SSPE'NİN PENÇESİNDE 2003 DE yapılan araştırmada hastalığın bilançosu kaygı yarattı. İstanbul'da Göztepe SSK Hastanesi'nde 20, Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi'inde 10, İzmir'de Dr. Behçet Uz Çocuk Hastanesi'nde 15, Tepecik SSK Hastanesi'nde 11, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde 10, Dokuz Eylül Tıp Fakültesi Hastanesi'nde 10, Antalya Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'n de 15 çocuk SSPE'nin pençesinde kıvranıyor. KAYNAK:www.ocuolusum-sspe.org.tr
Kategori: Haber ve Yazılar
Çarşamba, 19 Haziran 2013 18:20

AŞILAR BOZUK VE BAYAT !!

SSPE hastalığına gereken önem verilmiyor! SSPE Derneği tarafından yapılan açıklamada Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın vurguladığı 1975 - 1990 doğumlulara ek olarak, tek doz ve 9. ay aşı uygulanması nedeniyle 1987 - 1998 doğumlular ve özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da kullanılan aşıların bayat olduğu ifade edilmekte, bu nedenle 1998 - 2002 doğumluların risk altında oldukları belirtildi. Konuyla ilgili bir değerlendirme yapan SSPE Derneği Başkanı Cengiz Kara şunları söyledi: "Bayat aşılar veya eksik doz gibi uygulamalar nedeni ile SSPE hastalığı hayatları mahvediyor. Aşıların nakledilmesi ve korunmasında çok dikkatli olmak gerekiyor. Yapılmış hatalardan ötürü hastalığa yakalanmış insanlara devlet yardım elini uzatmalı. Bu hataların sorumluları cezalandırılmalı. En önemlisi, bu hastalığa gereken önem verilmeli." Aşıların taşınması ve korunması çok dikkatli yapılmalı! Kızamık virüsüne karşı mücadelede en önemli sorunlardan birini bayat aşılar oluşturuyor. SSPE Derneği bu sorunun önüne geçmek için şu noktalara dikkat çekti: Aşının naklinde kullanılan kargo uçakları, deniz ve kara nakliyat araçları ısı ve ışık sensorlarına sahip olmalı Her aşının üstünde ısı ve ışık sensorlarını içeren etiketlerin yapıştırılması zorunlu olmalı, Yapılan aşının seri numarası ile ışık ve ısı sensor sonuçları aşı yapılan kişi veya velisine verilmeli Bakanlık'ta da saklanmalıdır Soğuk zincirden kırılmış (Bayat) aşı kesinlikle uygulanmamalı.. KAYNAK: http://engelliler.gen.tr
Kategori: Haber ve Yazılar
Pazar, 16 Haziran 2013 18:27

Anne Feryadı SSPE' yi Gündeme Taşıdı

Diyarbakırlı Özge'nin annesinin, "Kendimi yakarım" şeklinde isyanıyla gündeme gelen SSPE hastalığı, kızamık nedeniyle beyne yerleşen bir virüsten kaynaklanıyor. Türkiye'de 1131 resmi kayıtlı ve resmi olmayan daha binlercesi saklanan vaka bulunuyor. Diyarbakır'da CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun hastanede ziyaret ettiği 'Subakut Sklerozan Panensefalit' (SSPE) hastası Özge Pekeler'in annesi Güllü Pekeler'in "Daha fazla ilgisiz kalınırsa kendimi öldüreceğim" feryadı, dikkati bu durumdaki diğer hastalara çekti. Tedavisi olmayan SSPE hastalığı Türkiye'de en çok ve özellikle güneydoğu illeri DİYARBAKIR, BATMAN, ŞANLIURFA ve MARDİN'de görülüyor. Sağlık Bakanlığı SSPE Bilimsel İnceleme Komisyonu Raporu'na göre, 1995-2005 arasında Türkiye'de bildirimi yapılmış 1131 SSPE'li hasta bulunuyor. Diyarbakır'da ise son 3 yılda 70 SSPE'li çocuk hayatını kaybetti. Kızamık hastalığının ardından beyne yerleşen bir virüsün neden olduğu merkezi sinir sistemi hastalığı olan SSPE'ye yakalanan çocuklarda, önce davranış bozukluğu, ardından mental gerileme ve görme bozukluğu oluşuyor. İLAÇ KAÇINILMAZI GECİKTİRİYOR SSPE kızamığa karşı aşılanmamış, aşılandığı halde yeterli bağışıklık düzeyine ulaşmamış veya aşılanmadan önce kızamık geçirmiş çocuklarda ortaya çıkıyor. Kızamık aşısı olmamış çocukta hastalığın görülme riski, aşı yapılanlara göre 20-30 kat fazla. Bölgede 1999-2000 arasında, bayat aşı yapılmış çocuklarda ortaya çıkan SSPE hastalığıyla mücadele için kurulan pek çok dernek var. Bunlardan biri de SSPE Hastalıkları Derneği Diyarbakır Şubesi. Şube Başkanı Erdal Çalış, Diyarbakır'da ilçeler dahil 200'ü aşkın kayıtlı hastanın olduğunu söylüyor. Pek çok hastanın da kayıtdışı olduğunu söyleyen Çalış, "Halk hastalığı tanımıyor. Ancak ilaç kullanımıyla henüz başlamadan önlemek mümkün. O yüzden Sağlık Bakanlığı'nın bir bilinçlendirme çalışması başlatması gerekiyor" diye konuştu. Sağlık Bakanlığı'nın etkili aşı yapması halinde hastalığın 5-10 yıl içinde tamamen kontrol altına alınabileceğini belirten Çalış, Diyarbakır'da 200, Batman'da 100, Şanlıurfa'da 150 ve Gaziantep'te 150 kayıtlı SSPE hastası bulunduğunu da ifade etti. Rakamların daha yüksek olabileceğini de söyleyen Erdal Çalış, "Çocuklarımızın ölmesini istemiyoruz. İlaçlar sadece ölümü geciktiriyor" dedi. KAYNAK: http://www.sabah.com.tr
Kategori: Haber ve Yazılar
Şanlıurfa’da çeşitli Sivil Toplum Kuruluşları bir araya gelerek Şanlıurfa Çocuk Hastalıkları Hastanesindeki sağlık skandalı hakkında basın toplantısı düzenledi. Ortak Payda Derneği tarafından organize edilen ve katılımcı sivil toplum kuruluşları adına basın açıklamasını Ortak Payda Derneği Başkanı Erkan Çiftbudak yaptı. Çiftbudak basın açıklamasında: ‘’ Yılda yaklaşık 60.000 Çocuğun dünya’ya geldiği GAP’ın başkenti Şanlıurfa’nın ÇocukHastanesi’nde Çocuklara yatacak yatak bulunamamaktadır. Şanlıurfa’da sadece bu hastanede bulunan Çocuk yoğun bakım servisinde ise bulaşıcı hastalıklara sahip çocuklar ikişer ve üçerli şekilde aynı yatakta yatırılmak zorunda kalınmaktadır. Hastane virüsünün kol gezdiği bu ortamlar çocuklara mezar olmasın diye, konu ile acilen tedbirler alınmalı, 2009 yılının temmuz ayında peş peşe bebek ölümlerinin yaşandığı ve ölümlere hastane enfeksiyonunun neden olduğu iddiası ülke gündemini meşgul etmişti. Doğum oranı açısından Türkiye’de birinci sırada bulunan Şanlıurfa’da Çocuk Hastanesi Doluluk oranının kat be kat üstünde hizmet vermeye çalışmaktadır. Bulaşıcı Hastalıklar veHastane enfeksiyonu için her türlü ortam ne yazık ki hazır durumda. Hiç kimsenin, bebek dostu, altın il olma iddiasını sürdüren Şanlıurfa’ya bu görüntüleri yaşatmaya hakkı yoktur. Bu şartlarla mı bebek dostu olacağız. İlgili tüm kurum ve kuruluşlar üzerlerine düşen sorumlulukları yerine getirmeli, yıllardır yapılacağı söylenen hastane için gerçekçi adımlar atılmalıdır. Meydana gelebilecek üzücü vakalarda sorumlular hakkında kanuni işlem başlatacağımızı belirtmek isteriz.’’ Açıklamasında bulundular. Toplantıda ayrıca söz alan Anadolu İnternet Yayıncıları Derneği Başkanı Ahin Güneş, bu basın açıklaması ile hastane personeline karşı menfi bir tutumlarının olmadığını vurgulayarak "Bizim bu açıklamamız hastane personeline ve çalışanlarına karşı değildir. Bizim tepkimiz başta yeni sağlık bakanımız olmak üzere, kapasitesinin çok çok üzerinde ve fiziki yetersizliğe sebep olan çocuk hastanesinin bu istenmeyen durumdan biran evvel kurtarılması için yetkililerin ivedilikle çözümün sağlanması noktasına adım atmasıdır. Yoksa burada hayatını kaybedecek her çocuktan onlarda enaz bizler kadar sorumludur" dedi Ortak Payda Derneği tarafından organize edilen ve Ebruli Konuk Evi'nin sponsorluğunda düzenlenen basın toplantısına Ortak Payda Derneği, ŞUKAD Şanlıurfa Kadınlarını kalkındırma Derneği, TÜMSİAD Tüm Sanayiciler İşadamları Derneği, ŞURTESO Şanlıurfa Elektrikçiler Odası, ŞALMED Şanlıurfa Anadolu Lisesi Derneği, Kent Konseyi Başkanlığı, ŞURED Şanlıurfa Turist Rehberleri Derneği, Ticaret Lisesi Mezunları Derneği, KAŞİP Kamu Şirket Personelleri Derneği, Şehir Plancılar Odası, İnşaat Mühendisleri Odası, MÜSİAD Derneği, Şanlıurfa Eğitime Işık Tutan Üniversiteci Kadınlar Derneği ve ANİYAD Anadolu İnternet Yayıncıları Derneği, başkan ve yetkilileri katıldı. KAYNAK: http://www.urfahaber.net
Kategori: Haber ve Yazılar

Devletin asli görevi ferdi hayatta tutmak, ona yaşam ve eğitim imkanları sunmaktır. Kişiler, devletin ona sağladığı imkanlar çerçevesine büyür ve gelişir.

Bazen de devlet, kendi eliyle insanları katletmek isterse çeşitli yöntemler kullanabiliyor. Bu yöntemlerin en başta geleni AŞI'dır. Okullarda devlet eliyle yapılan aşılar, toplu katliam için kullanılabilmektedir.

Kategori: Haber ve Yazılar

Aşıdan günden sonra baba Hasan DEMİR, doktor doktor gezerek Zelal'in hastalığına şifa aradı. Gittiği doktorlardan bazıları Zelal'i öldürecek ilaçları bilerek ve isteyerek yazdılar. Zelal okulu bırakmak zorunda kaldı. Teşhiş konduktan 6 ay sonra hareketsiz kaldı yürüme yeteneğini kaybetti 9 ay sonra konuşma yeteneğini yitirdi 1 yıl sonra bitkisel hayata girdi. Bundan sonra yaşamının kalan kısmını bitkisel hayatta geçirdi.

Zelal'i bu duruma sokanları şiddetle kınıyoruz

Kategori: Haber ve Yazılar

Zelal DEMİR, 11/10/2002 tarihinde kendisine yapılan aşıdan sonra SSPE Hastalığına yakalandı. 

Kategori: Haber ve Yazılar
Pazar, 09 Haziran 2013 11:54

Bir İnfazın Ardından !!

Bir İnfazın Ardından !!!!

Bu Cümleyi kullanmamızın nedeni, kızımızın devlet tarafından katledildiğinin  basın yoluyla düm dünyaya bildirmek istenmesidir.

Demir ailesi olarak hukuk mücadelesini tüm gücümüzle sürdüreceğiz

Kategori: Haber ve Yazılar
Pazartesi, 03 Haziran 2013 18:54

Sitemiz Hakkında

Web sitemiz nihayet yayına girdi. Demir ailesi olarak uzun süredir web sitesi projesini planlamaktaydık. Teknik ve ekonomik imkanları tamamlamamız doğrultusunda web sitemiz de yayına girdi.

www.zelaldemir.com sitesinin ıkuruluş amacı Kızımız Zelal DEMİR'i sonsuza kadar yaşatmak ve vermiş olduğumuz hukuk mücadelesini tüm dünyaya duyurmaktır. Bu sırada kızımızla aynı durumda bulunan tüm SSPE hasta ve yakınları sitemizden faydalanabilir. Bizimle birlikte devlete karşı Hukuk Mücadelesi yürüten tüm hasta yakınları burada bilgi ve belge paylaşımı yapabilirler.  

Herşey 11/10/2002 tarihinde başladı. Viranşehir Devlet Hastanesine bağlı ekipler karma aşı için 1. sınıflara aşılama çalışması yapmaya gelmişlerdi. 4. dersti. Kızım Zelal DEMİR de aynı sınıftaydı. Öğretmeni de ben yani babasıydım. Aşı ekipleri için sınıf listesini hazırlarken kızım Zelal DEMİR önce beni yapın dedi. Ben afamı kaldırana kadar o aşı olmuştu. Zararı olmaz dedim ne olacak aşıdan dedim, ama olan oldu. Ekipler aşılama çalışması yapmadan önce öğretmene sorar sınıfta 1. sınıf olmayan var mı?, sınıf tekrarı yapan var mı? Maalesef sormadı cellatlar. Aşı olduktan 1 ay sonra Kızım Zelal DEMİR'e Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi hastanesinde SSPE teşhişi kondu. Katiller kızımı infaz ettiler. İşte mücadele bunun mücadelesidir. 2002'de başlayan mücadele ben ve aile fertlerim var olduğu sürece sürecektir. 

Şu an 2013 yılındayız. Kızımın katilleri kamu görevlileri elini kolunu sallayarak geziyor. Haklarında dava  bile açamadım. Hiçbir devlet kurumu kendi katillerine ceza vermeyi düşünmedi bile. Avrpa insan haklarına kadar çıkmama rağmen tüm dünya kızımın katillerini korudu. Şu unutulmamalıdır ki Aşı yaparak insan zehirlemek toplu katliamdr ve insanlık suçudur. Benim kızım bu insanlık suçunun kurbanlarındandır. Tüm dünya şunu bilsin ki kızımın katili DEVLET'tir ve tüm suçlulara bunun hesabı sorulacaktır.

 

Hasan DEMİR

Kategori: Hakkımızda
Pazar, 02 Haziran 2013 17:44

Demir Ailesi

Demir ailesi Hukuk Mücadelesini Zelal hastalandığındamn beri devam ettirmektedir. Suçlular cezalandırılana kadar da mücadelemiz sürecektir. Bu bölümde mücadeleyi yürüten aile bireylerini tanıtmak istedik.

Hasan DEMİR, aile reisi ve mücadeleyi bizzat üstlenen kişidir. Aile adına tüm hukuki sorumluluk Hasan DEMİR'dedir. Hediye DEMİR, Hasan DEMİR'in eşi olup en büyük destekçisidir.

Hasan-Hediye çiftinin Zelal'le birlikte 13 çocukları vardır. Küçükten büyüğe sırasıyla Zelal DEMİR, Berfin DEMİR, Zine DEMİR, Nergiz DEMİR, Ferhat DEMİR, Mahsun DEMİR,  Lokman DEMİR, Fatma DEMİR, Gülizar DEMİR, Rezzan DEMİR, Berivan DEMİR, Özgür DEMİR, Neriman DEMİR

Aile kalabalık olmasına rağmen Hasan -Hediye çiftinin tüm çocuklarının gönüllerinde ayrı bir yeri vardır. Tüm aile bireyleri Viranşehir ilçesinde barış ve mutluluk içinde yaşarlar. Çevrelerinde örnek alınan bir ailedir.

www.zelaldemir.com web sitesi Baba Hasan DEMİR'in isteği üzerine Zelal DEMİR'i sonsuza dek yaşatmak ve ailece yürütülen hukuk mücadelesini tüm dünyaya duyurmak amacıyla kurulmuştur.

 

 

Kategori: Hakkımızda
Sayfa 2 / 4